Burun Tıkanıklığı


Burun içi yapısal görünümü

Burun tıkanıklığı, her yaşta insanın en azından belli dönemlerde mutlaka yaşadığı bir şikayettir. Yeni doğandan en ileri yaşlıya kadar her yaş gurubunu etkileyebilir.

Burun Tıkanıklığı Neden Olur?

Burun vücudun en kanlı, en değişken organlarından biridir. Her an soluk havasının nemine sıcaklığına ve içeriğine göre pozisyon alır. Konka dediğimiz, damar yumağı ile dolu etlerini şişirip veya küçülterek solunacak havanın nemlendirilip, ısıtılıp, filtre edilerek akciğerlere gönderilmesini sağlar. Yani burun hava çeken ve üfleyen bir boru değildir. Örneğin, soğuk havalarda tıkanmasının, akmasının nedeni de bu fonksiyonları yapabilmek içindir. Bu demektir ki burun normal şartlarda da tıkanıp açılır. Biz bu döngüyü normalde çok fazla hissedemeyiz.
 

Burun tıkanıklığına neden olan birçok sebep vardır. Sınıflandırırsak;

-       Yapısal anormallikler

-       Yabancı cisim

-       Enfeksiyonlar

-       Allerji

-       Vazomotor denge bozuklukları

-       İyi veya kötü huylu tümörler

-       İlaçlara bağlı

-       Sistemik sebepler

YAPISAL NEDENLER

Burun kemiği eğriliği, konka hipertrofisiBurun boşluğunu ikiye ayıran septum dediğimiz kıkırdak ve kemikten oluşan duvarın eğrilikleri “septum deviasyonu” adı altında bu gurubun en sık rastlanılan sebebidir. Burun kemiğinin eğrilmesinin en önemli sebebi travmadır. Doğum sırasında olabileceği gibi, düşme, çarpma, kaza, darbe almalar sonrasında da meydena gelebilir. Genetik olarak septum eğrilikleri de olabilir. Bademciğe benzeyen ve damağın gerisinde, burnun arkasında yer alan bir doku olan geniz etinin büyümesi (adenoid vegetasyon) çocuklarda en sık rastlanan burun tıkanıklığı sebebidir. Geniz eti büyümesi olan çocuklarda horlama ve uykuda nefes durmaları meydana gelebilir. Konka bülloza denilen orta konkanın hava baloncuğu ile dolu şiş olması durumunda da burun tıkanıklığı meydana gelebilir.

YABANCI CİSİM

Bazı çocuklar ellerine geçen cisimleri burunlarına sokmaya çalışırlar. Tek taraflı kötü kokulu akıntı, burun kanaması en önemli belirtileridir. Bu durumda mutlaka bir KBB hekimine başvurulmalıdır.

ENFEKSİYON  İlaç riniti

Soğuk algınlığı virüslerle meydana gelen bir hastalıktır. Virüsler çoğunlukla “damlacık enfeksiyonu” dediğimiz hava yoluyla bulaşır. Meydana gelen iltihabi reaksiyon konkaların şişmesine, burunun tıkanmasına sebep olur. Soğuk algınlığı zaman içinde kendi kendine geçer.

Virüs enfeksiyonları sırasında burnun ve sinüslerin bakteri enfeksiyonlarına olan direnci azalır. Soğık algınlığı bakteriyel bir rinosinüzite dönüşebilir. Burun akıntısının berraklığı kaybolup sarı-yeşil hale dönüşür.       
       
Akut sinüs enfeksiyonlarında burunda tıkanıklık, sarı-yeşil koyu kıvamlı akıntı, hasta olan sinüse bağlı olarak yanaklarda ve üst dişlerde, gözler arasında veya gerisinde veya üzerinde ağrı ve hassasiyet bulunur. Kronik sinüzitte ağrı belirgin değildir. Fakat genellikle burun tıkanıklığı ve burun akıntısı olur. Bazı hastalarda sinüslerden polip denilen, bazen üzüm salkımı şeklinde büyüyen dokular oluşur. Akut sinüzit genellikle antibiyotik tedavisi ile iyileşir. Kronik sinüzit için tedavi çoğunlukla cerrahidir. Günümüzde fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi dediğimiz yöntemle cerrahi sonuçlar çok yüz güldürücüdür.
       

ALLERJİK RİNİT

       Allerji; yabancı bir cisim, polen, ev tozu akarı, hayvan atıkları veya ev tozundaki bazı parçacıkların yapısında bulunan antijen dediğimiz proteinlere karşı vücudun antikorlar oluşturduğu, bu antikor-antijen komplekslerinin etkisiyle hedef organda gelişen aşırı iltihabi cevaba denir. Polenler bahar aylarında solunum havasına yayılırlar. Polenlerle meydana gelen alerjik rinitlere “Saman nezlesi, mevsimsel alerjik rinit” denir. Bunun dışındaki allerjenler tüm yıl boyunca etkileyebileceği için, bunlara da “perennial alerjik rinit” denir.. Alerjik rinitin tedavisi alerjenden korunmaktır. Alerjen olmadıkça olmayan bir hastalıktır. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırık, göz ve burun kaşıntısı en önemli belirtisidir. Antihistaminikler, dekonjestan ilaçlar, kortizonlu burun spreyleri, lökotrien antagonistleri en çok kullanılan ilaçlardır. Seçilmiş hastalarda aşı da uygulanabilir.

VAZOMOTOR RİNİT

       Vazomotor kan damarlarının sinirsel uyarısı ile ilgili anlamına gelir. Konkalar çok miktarda genişleme ve daralma yeteneğine sahip atardamar, toplardamar ve kılcal damarlara sahiptir. Adrenalin hormonu damarların büzülmesine neden olur. Bunun konkalar küçülür, hava yolu açılır ve kişi daha rahat nefes alır. Bunun karşıtı uyarı ise damarları genişletir ve burun tıkanır. Aslında burun bu iki uyarıcı sistemin dengeli çalışmasıyla sağlıklı solunum yapar. Bu denge bozulur ise vazomotor rinit meydana gelir. Stres, sinirsel denge bozuklukları, aşırı yorgunluklar, alkol ve bazı ilaçlar bu vazomotor dengeyi bozabilir.      
     
İlk zamanlarda burun tıkanıklığı geçicidir. Sebebi ortadan kaldırınca düzelir. Uzun süre devam eder ise, kan damarları elastikiyetini kaybeder ve rahatsızlık geri dönüşümsüz hale gelir. Damarlar varisli gibi genişler. Yatış pozisyonu ile genişleyen damarlar kanla dolar ve burun şişerek tıkanır.